14 Ocak 2021

Duygusal Açlıkla Nasıl Baş Edilir? 6 Adımda Yeme Krizini Yeniyoruz

Duygusal açlık kontrolsüz yeme alışkanlığımızın temel sebebi. Aç değilken bir şeyler yemek istememizin altında duygusal sebepler yatıyor. Aç olmadığımız halde, oyalanmak, zevk almak vb. sebeplerle bir şeyler yemek istiyorsak bu, hayatımızda bir şeylerin yolunda gitmediği anlamına geliyor.

Ruhsal sağlığımız ve bedensel sağlığımız bir bütünün parçaları. Onları birbirinden ayrı değerlendirmek mümkün değil. Bu nedenle, yeme alışkanlıklarımızı ele alırken, ruhsal sağlığımızı da gözden geçirmemiz gerekiyor.

Sağlıklı bir yaşam için yalnızca bedensel sağlık yetmiyor, hem ruhsal hem bedensel sağlığı kapsayan bütünsel sağlık gerekiyor.

Bütünsel Sağlık Nedir?

Kendi kişisel yolculuğumda uzun süre bağışıklık sistemi hastalıklarıyla uğraşmak zorunda kaldım. Kullandığım ağır ilaçlar vardı; bir süre sonra bu ilaçların bana bir yandan fayda sağlarken, diğer yandan zarar verdiklerini gördüm. Beni hasta eden bir şey vardı ve bunun ne olduğunu bulmam gerekiyordu.

Nasıl daha sağlıklı olabilirim? Nasıl beslenirsem kendimi iyileştirebilirim? Bunlar üzerine düşünmeye ve çeşitli eğitimler almaya başladım. Derken “bütünsel sağlık” kavramını keşfettim. Anladım ki sağlıklı bir yaşam için beden ve ruh arasında iyi bir denge kurmak şart. Bu denge sağlanmadığı zaman ne ruhen ne fiziken kendimizi tam anlamıyla iyi hissetmek mümkün olmuyor.

İşte duygusal açlık ile başa çıkmanın çözümü de burada yatıyor. Duygularımızı yemek yemekle değil, yaşamsal faaliyetlerle tatmin etmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

Nasıl daha sağlıklı olabilirim? Nasıl beslenirsem kendimi iyileştirebilirim? Bunlar üzerine düşünmeye ve çeşitli eğitimler almaya başladım. Derken “bütünsel sağlık” kavramını keşfettim. Anladım ki sağlıklı bir yaşam için beden ve ruh arasında iyi bir denge kurmak şart. Bu denge sağlanmadığı zaman ne ruhen ne fiziken kendimizi tam anlamıyla iyi hissetmek mümkün olmuyor.

İşte duygusal açlık ile başa çıkmanın çözümü de burada yatıyor. Duygularımızı yemek yemekle değil, yaşamsal faaliyetlerle tatmin etmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

Duygusal Açlığın Nedenleri

Duygusal açlık ile yemek yemeye yöneldiğimizde orada doyurmaya çalıştığımız şey karnımızın değil, duygularımız.

Hayatımızda bir duygunun eksikliğini hissediyoruz ve o duyguyu, yemek yiyerek sağlamaya çalışıyoruz.

Örneğin kendimizi mutlu etmeye, hayattan zevk almaya ihtiyacımız var… Ve bunun en kolay yolu, yemek yemekmiş gibi geliyor. Oysa bu, o an için kolay bir yol. Hayattan tat almak isteyip yemek yemeye yönelmeyi alışkanlık edindiğimizde, bir süre sonra bedensel sağlığımız bozuluyor ve bu sefer önümüze çok daha büyük zorluklar çıkıyor.

Mutlu olmak isteyip yemek yemek, o an için kolay bir yol, iyi bir seçenek gibi gözükebilir. Ancak kötü beslenme nedeniyle sağlığımızda sorunlar ortaya çıkmaya başladığında, kendimize ne kadar büyük bir kötülük yaptığımızı anlarız.

Vücudumuz bir mekanizma. Ona sürekli kontrol dışı yemek yüklediğimizde, vücut bunu nasıl yöneteceğini şaşırır ve bir süre sonra bize arıza sinyali göndermeye başlar. Hantallaşırız, sağlığımız bozulur, günlük yaşama adapte olmamız zorlaşır. Acıkmadan yediğimiz her yemek bizim psikolojik yeme alışkanlığımıza hizmet eder ve bu da sağlığımızı bozmaya başlar.

Duygusal açlık, zaman içinde, hem bedensel hem ruhsal sağlığımıza zarar verir.

Bedenimizi daha sağlıklı, ruhumuzu daha mutlu hale getirmek istiyorsak işe önce duygusal açlık problemimizi çözerek başlamalıyız.

Duygusal Açlıkla Başa Çıkmanın Yolları

Peki duygusal açlık problemini nasıl çözeriz?

Nasıl daha sağlıklı beslenebiliriz?

Ve hatta nasıl kilo verebiliriz?

Bunlar gözünüze başarması zor şeylermiş gibi gözükebilir. Oysa hayatımızda yapacağımız ufak tefek değişiklikler ve birtakım güzel yenilikler ile bütünsel sağlığımızı daha iyi hale getirmemiz oldukça kolay.

1. Adım: Duygusal Açlığınızın Temel Nedenini Bulun ve Onu İyileştirin

Önce şunu bulmalısınız. Neden aç olmadığınız zamanlarda yemek yemek istiyorsunuz? Yemek yiyerek hangi duygunun boşluğunu doldurmaya çalışıyorsunuz?

Hayatınızda eksikliğini hissettiğiniz duygu ne?

Örneğin; sevgi mi?

O halde sevgiyi yaşamınıza daha çok dahil edin. Çevrenize sevgi vermeye başlayın. Sevgi paylaşıldıkça çoğalan bir duygudur. Doğayı, hayvanları, insanları sevin.

Etrafınıza sevgi yayın. Çok geçmeden bu duygu size dönecek. Sevdiğinizi hissetmenin yanı sıra sevildiğinizi de hissetmeye başlayacaksınız.

Ya da can sıkıntısı çektiğiniz, size zevk verecek bir şeyler bulamadığınız için mi duygusal açlık hissediyorsunuz? O halde can sıkıntınıza son verin. Kendinize öyle zevkli bir uğraş edinin ki, onunla vakit geçirirken yemek yemeyi bile unutur hale gelin.

Duygusal tatminimizi yemekten değil, bize yararı olan şeylerden, örneğin bir hobiden, bir amaçtan sağlamalıyız.

Hayatınızda ne eksik? Yemek yem

2. Adım: Stresi Hayatınızdan Çıkarın

Çok stresli bir hayat yaşadığımızda, beslenme alışkanlıklarımızı ne kadar iyileştirmeye çalışsak da fayda etmeyebiliyor. Bizi yöneten şey, hormonlarımız.

Eğer yeme krizini yenmek istiyorsanız, stresi hayatınızdan çıkarmanız gerekiyor.

Örneğin diyet yapmaya karar verdiniz. Ama hayatınızda sizi zorlayan başka meseleler var. Benim önerim, diyete başlamadan önce, sizi strese sokan sorunları çözmeye çalışmanız olacaktır.

Üzerinizdeki stresten, psikolojik baskılardan kurtulmalısınız. Yoksa diyete başladıktan üç dört gün sonra duygularınız sizi ele geçirecek ve başladığınız noktaya, bu sefer daha büyük bir duygusal açlıkla geri döneceksiniz.

3. Adım: Gerçekçi Hedefler Belirleyin

Seçtiğiniz diyet programları sizi asla strese sokmamalı.

Ben kilo vermeye çalışırken asla kendimi yoracak hedefler belirlemem, beni ruhen yıpratacak zorlamalara girmem. Neden hayattan tat almaya devam ederek kilo veremeyeyim ki? Birkaç kilo vermeye karar verdiğimde asla sıkı diyetlere girmem. Her şeyden önce ruh sağlığı gelir. Ben psikolojik olarak rahat olmalıyım.

Küçük şeylere dikkat ederek farklılık yaratmaya çalışırım. Sabah kahvaltımı, öğlen yemeğimi yerim istediğim şekilde. Ancak bu öğünlerde yarattığım farklılık, ekmek tüketmemek olur. Akşam da sadece çorbamı içerim, hem beslenmem hem doymam için yeterli olur. Arada bir iki meyve, hafif sütlü tatlılar yeme izni de veririm kendime. Böylece hem strese girmem hem de yediklerimi azaltmış olurum. Bir de üstüne biraz hareket edince kilo vermek işten bile değildir.

Unutmayalım ki, hayatta kendimize koyduğumuz hedef ne olursa olsun, gerçekçi adımlarla ilerlemek lazım. Kendimizi sonradan daha zor şeyler yaşamamıza sebep olacak durumlara sokmamız lazım.

4. Yoksunluk Psikolojisi Yaratmayın

Bazı diyet listeleri ile karşılaşıyorum, bir haftada beş kilo vermeyi vaat ediyorlar. Böyle bir şeyin gerçekliği yok. Bu, insanları kandırmaktan başka bir şey değil. İnsanlar bir ümidin peşine düşüp kendilerini büyük streslere sokuyorlar. Bu diyetleri uygulamaya başladıklarında, birkaç gün vücutlarındaki suyu atarak iki üç kilo veriyorlar ve sonra vücutta meydana gelen yoksunluk hissi nedeniyle daha çok yemek yemeye başlıyorlar ve verdikleri kilodan daha fazlasını geri alıyorlar.

Canımız, yoksun olduğu şeyi daha çok çeker. Bu, her zaman böyledir. Diyet yaparken kişi asla yoksunluk hissine girmemeli. Eğer kilo vermek istiyorsak işe, bedenimizle uyumlu hale gelmeyi öğrenerek başlamalıyız.

5. Motivasyon Araçlarınızı Belirleyin

Bir hedefe doğru ilerlerken, motivasyon araçlarımız olmalı. Hedefimize ulaşmak için bizi şevklendirecek şeyler bulmalıyız.

Örneğin diyelim ki 5 kilo vermek istiyorsunuz… Şu anki kilonuzla giyemediğiniz çok güzel bir elbise seçip bu elbiseyi telefonunuzun arka planı yapabilirsiniz. Böylece, hedefinize ulaştığınızda, sizi çok mutlu edecek bir şeyin orada sizi beklediğini hatırlıyor olursunuz ve bu sizi motive eder.

6. Yola Koyulun ve İstikrar Gösterin

Duygusal açlık yaşamınızın sebebini buldunuz. Hayatınızda eksik olan duyguyu, yaşamsal faaliyetlerden sağlamaya başladınız. Stresi azalttınız ve beslenme alışkanlığınız ile ilgili gerçekçi adımlar belirlediniz. Şimdi yola koyulma zamanı.
İstikrar gösterin. Kendinizi motive edin. Ve geçtiğiniz her aşama için kendinizi ödüllendirin.

Küçük değişiklikler yaparak, hayatınıza güzel yenilikleri dahil ederek, ne istediğinizi ve neye ihtiyaç duyduğunuzu bilerek, daha sakin, daha dingin bir psikoloji ile hareket ettiğinizde her şey daha kolay olacaktır.

Unutmayın, duygusal açlık ile başa çıkmaya çalışırken ruhsal dinginlik her şeyden önemli.

Sevgilerimle.

Paylaş